6 Aralık 2020 Pazar
Egosuz Olmaz
Pandemi
Whatsupp'ta bir arkadaşım bir mesaj paylaştı. Buna göre Tütkiye'nin iktidarı, korona illetinden kurtulmak üzere iki plan geliştirmiş, yazıda bunların ikisinin de detayları verilmiş. Arkadaş, teyiden soruyor: bu işin aslını bilen var mı?
Efsane
Şu efsanenin güzelliğine bakar mısınız.
Seçmen Davranışı
Seçimlerde oy verme işleminin duygusal bir davranış biçimi olarak bilgiden muaf, inadi olabileceğini görmek lazım. İnsanlar akıl dışı hareket etmeyi severler. Bu davranış türü, onların ortalamadan farklı olduğunu gösterebileceği gibi çeşitli nedenlerle maruz kaldıklarını düşündükleri 'görünmez insan' muamelesine (saygı beklentisinin karşılanmaması algısına) güçlü bir tepki vermelerine neden olur, boyundan büyük işlere kalkışmış egonun rövansişt duygular geliştirerek tatmin olmasını sağlar. Amorti piyango bileti almak gibidir, oy vermek. İyi çıkarsa ödülden yararlanır, zaferi paylaşırsın; kötü çıkarsa kaybettiği küçük paradan kimseye bahsetmez, çekilişle bir ilgin yok gibi davranırsın. Ama çekiliş gününe kadar yaşayacağı heyecan, kendisine en yasak meyvede dahi olmayan ince bir haz yaşatır. Üstelik bu duygu o kadar çekicidir ki yeniden ve sonra yeniden yaşanmak ister, kişi bağımlı olur. Bunlara müzmin muhalif diyoruz. O yüzden iki seçim arası normal dönemde bile sosyal medya gibi imkan bulunan her ortam, tartışma zemini olarak rağbet bulur.
Mustafa Öztürk
İlahiyatçı, Tefsir hocası Mustafa Öztürk'ün uzun bir süre önce çekilmiş olduğu halde bu hafta içinde sosyal medyaya servis edilen korsan videosu ve sonuçları hakkında kısa bir değerlendirmede bulunmak istiyorum.
İBB tahvil metro
İbb yönetimi, İstanbul metrosunun finansmanı için almış olduğu uzun vadeli proje kredilerini, borçlu olduğu halde muhatap almadığı eski asvalt müteahhidine haciz yolu ile kaptırmış olduğundan duran metro yatırımlarında kullanmak üzere uzun vadeli olduğunu sandığım bir tahvil satışı yaparak kaynak ürettiğini söylüyor ve kutsadığı her hareketi gibi bunu kamuoyuna başarı olarak yansıtıyor.
Doğru düzgün bir metin göremediğim için borçlanmanın vade ve 'bugünkü iskontolu hacmi' hakkında bilgi sahibi değilim. Zaten bu siyasi kadro ve hempalarına göre şeffaflık, sadece Ankara Hükümetine yakışan.(!) bir değerdir. Kendilerinin kerameti(!), kendilerinden menkul. Goy goyla, parasıyla algı yönetip geçen günü kardan sayıyorlar.
4 Ağustos 2020 Salı
Toplumsal Cinsiyet
Cinsiyet kavramının, kadın ve erkek diye tasnif ettiğimiz biyolojiye bakan bir yüzü olduğu gibi toplumsal hayata yine kadın ve erkek rolleri, alışkanlıkları diye bilinen bir başka yüzü daha bulunmaktadır.
Biyolojik cinsiyet, doğuştan gelir. Birilerinin kendi cinsiyetlerini tercihe dönüştürüp kimlik kazanma gayreti içine girmeleri, ideolojik temelli yönelimlerdir. Bu ideoloji, kendi mevcut durumlarına toplumsal meşruiyet kazandırmak amacını taşır. Ülkemizde terör örgütünün %10 seçim barajını aşmak için bu yaralı bilinçle seçim işbirliği yapmak suretiyle seçim barajını aştığını hatırlatmak isterim.
Feminist hareket, cinsiyet ayrımcılığının önündeki biyolojik engelleri doğrudan aşamayınca önce fraksiyonel dediğimiz sapkın cinsel yönelişlere kucak açmış, böylece toplumsal tabanını genişletmiştir. Ancak genel kitlenin feminizmi, kadın haklarını savunan bir ideoloji olarak görmekten öte, kadın hegamonyasını kurmak üzere çalışan erkek karşıtı bir hareket olarak adlandırması üzerine resmi olarak bu ismi terk etmiş ve 80'lerin başından itibaren kadın çalışmaları, toplumsal cinsiyet başlığı altında çalışılır olmuştu.
Adını toplumsal cinsiyet çalışmaları olarak değiştiren Feministtik ahali, kendini özellikle akademi çevrelerinde istihdam etti ve neredeyse tüm sosyal bilimlerin gelişmesinin durduğu bir zamanda kadın çalışmaları yaparak bazı prestijli kazanımlar elde etti.
Grup literatürü, on yıl önce yapılmış bir tespit olarak antropoloji biliminin toplumsal cinsiyet bakış açısıyla sterilize edildiğinden söz etmektedir.
Bu görüşe göre tarihi yazanlar, iktisadın teorisini kuranlar, genellikle erkekler olup gücü ve iktidarı merkezine alan klasik 'ataerkil' bakış açılarıyla eksik, yerine göre hatalı olabilecek bir yaklaşımla konularına eğilmektedirler.
İktisadın homo ekonomikus dediği ekonomik insanının cinsiyeti nedir? Ne fark eder sorusu, kadın ve erkek bakış açısının özdeş olduğu varsayımına dayanır ki, bu durum eşyanın tabiatına aykırıdır. Zira erkek ve kadının hemen her konuda hayata aynı pencereden bakmadıkları, toplum içinde yaşayan hemen herkesin ortak kanaatidir. Homo ekonomikus, şayet kadın olsaydı, rasyonellik varsayımı, duygusallık ile yer değiştirir, bambaşka bir iktisat kuramı inşa edilirdi, denmektedir.
Artık toplumsal cinsiyet kavramına daha yakından bakabiliriz.
Murat Karayalçın
Gürkan Zengin ve Ekol tv'ye teşekkür ediyorum. Ankara BB ve SHP'nin eski başkanı Murat Karayalçın'la mülakat yaparak 'adam s...
-
Gürkan Zengin ve Ekol tv'ye teşekkür ediyorum. Ankara BB ve SHP'nin eski başkanı Murat Karayalçın'la mülakat yaparak 'adam s...
-
Orospu Çocuğu ifadesi, bugün yaygın olarak küfür maksatlı kullanılıyor: İtham edilen kişinin annesi, değersizleştirerek kişinin kendisinin d...
-
Türkiye'nin Almanya ile olan ilişkilerini, Cem Özdemir'in başrolünü oynadığı bir operasyon nedeniyle gergin bir boyuta taşımasını, T...