"Yönetilenlerin bir süre sonra yönetenlerden sıkılması, bir değişiklik yapılırsa kaderlerinin değişeceğine inanmaları pek çok toplumda görülür. Kendine güveni olmayan kişiliksiz bireylerin kendi fakirliklerinin ya da mutsuzluklarının sebebini başka yerde, en başta da yönetenlerde aramakta olduğunu özellikle ekonomik olarak geri kalmış toplumlarda çalışmalarım sırasında karşılaştığım bir çok grupta fark ettim. İleri sanayileşmiş toplumların bireylerinde var olan sorgulama özelliği gelişmekte olan toplumlarda yaygın olmadığı için inanç ya da telkin kişisel kararlarda daha etkin oluyor. Kişiler sanki baştakiler değişirse birden mucize olup kendi kaderleri değişecekmiş inancına çabuk kapılabiliyorlar ya da bu hususta kolay ikna ediliyorlar."
Ayhan Çilingiroğlu, 80 yıl, sh.31
Ayhan Çilingiroğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ayhan Çilingiroğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
29 Haziran 2017 Perşembe
20 Haziran 2017 Salı
Genç Teknokrat Özal'ın Paradoksu
Kim olduğunu bilmiyorum, biri yedek subay okuluna geç
gitmiş, idarede tecrübeli bazı kimselerin askerliklerini planlamada yapmaları
için Milli Birlik Komitesi’nden izin alınması fikrini ortaya atmıştı. Biz de
yurtdışında iyi eğitim görüp dönmüş ve yedek subay okulunda bulunan bazı
kimseleri buna ilave etmeyi düşünerek bir liste hazırlığına başladık listeye Süleyman
Demirel, Cevdet Kösemen, Yorgi Demirgil gibi isimlerle başladık listenin
tamamlandığını düşündüğümüz bir sırada Ayhan Çilingiroğlu geldi ve listeye
eklenecek bir mühendis ismi daha olduğunu fakat benim pek memnun
olmayabileceğimi söyledi. Niye memnun olmayabileceğimi sorunca biraz fazlaca
sağcıdır, ben Elektrik İşleri Etüt İdaresi’nden tanıyorum dedi. Ben sağı solcu
ayrımı yapamayacağımızı, eğer bilgili, tecrübeli ve çalışkan biriyse
alabileceğimizi söyledi ve listeye ilave etmek istediği kişinin ismini sordum.
İsim Turgut Özal idi onu da listeye ekledik.
Yedek subay okulu bitince geleceklerdi. Gelmelerini
beklediğimiz günlerde Süleyman Beyin Devlet Su İşleri’nde sekreteri olan bir
hanım telefon ederek Süleyman Beyin odasının hazırlanıp hazırlanmadığını ve
kendisine bir sekreter tahsis edilip edilmediğini sormuş. Haberi getirene ne
cevap verdiğini sordum. Yer sıkıntımız olduğunu, daire başkanlarının dahil
odalarında 2 şer 3 er kişi oturduklarını, sekreterlik görevlerinin de bir
“pool” tarafından yapıldığını söyledim dedi
Planlamada çalışmaya başlayacakları zaman bütün grup
beraberce geldi her birine ihtisaslarına göre görev dağılımlarını yapmak bana
düştü. Turgut Özal’dan planlama teşkilatında teker teker inceleyip ekonomik
değerlendirmelerini yapabileceğimiz proje sayısının sınırlı olması nedeniyle
her sektörde en az projeyi inceleyerek o sektördeki toplam yatırımın önemli bir
kısmını değerlendirebilmek için planlama teşkilatınca incelenecek proje
büyüklüklerini bulmasını istedim... Özal kendine verilen çalışmayı ilk
bitirenlerden idi. Kendisine teşekkür ettim ve vardığı sonuçları yürürlüğe
koyamaya başlayacağımızı söyledim. Toplantı sonunda Özal benimle biraz görüşmek
istediğini söyledi. Kabul ettim, benim odama doğru yürümeye başladık. Özal bana
sektör programları ve projeler şubesini Ayhan Çilingiroğlu’ndan daha iyi idare
edebileceğini söyleyince şaşırdım. Ve teşekkür ederek ayrılıp odama gittim ve o
hareketini hiç unutamadım.
“İzmir Karşıyaka’dan dünya’ya...” Atilla Karaosmanoğlu’nun Hatıraları, İş Bankası Yayınları, sh. 134-6
Kamu İktisadi Teşebbüsleri ve Huzur Hakları
‘İktisadi Devlet Teşekkülü Reformu hakkında neler
yapabileceğimiz konusunda İsmail Ertan ve Ayhan Çilingiroğlu ile oturup
çalışmakta olduğumuz bir gün, İnönü’nün geldiğini haber verdiler, galiba bir
haftasonu idi, çünkü (Planlama) teşkilatta pek az insan vardı. Kendisini
karşıladık. Ne yaptığımızı sorunca İktisadi Devlet Teşekkülü Reformu üzerinde
çalıştığımızı söyledik, ilgilendi ve sorular sormaya başladı. İlk olarak “Şimdi
kaç tane İktisadi Devlet Teşekkülü var?”diye sordu. İsmail Ertan, o zaman mevcut
olan İktisadi Devlet Teşekküllerinin ve onların iştiraklerinin sayılarını
verdi. İnönü o kadar çok İktisadi Devlet Teşekkülü olmasına şaşırmıştı. Ayrıca
bu iştiraklerde ne oluyor, sayıları neden bu kadar fazla? diye sordu. Yine
İsmail Ertan durumu anlatırken fazla iştiraklerin kurulması için önemli teşvik
nedenlerinden birinin iştiraklerin yönetim kurullarına İktisadi Devlet
Teşekküllerinin üst düzey yöneticilerinin tayin olunması ve bu tayinlerle ek
gelir sağlanması olduğunu söyledi. İnönü durdu ve”desenize bizim devletçilik
dediğimiz şey dolapçılık haline gelmiş” dedi.
“İzmir Karşıyaka’dan dünya’ya...” Atilla Karaosmanoğlu’nun
Hatıraları, İş Bankası Yayınları, sh.140-1
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Murat Karayalçın
Gürkan Zengin ve Ekol tv'ye teşekkür ediyorum. Ankara BB ve SHP'nin eski başkanı Murat Karayalçın'la mülakat yaparak 'adam s...
-
Gürkan Zengin ve Ekol tv'ye teşekkür ediyorum. Ankara BB ve SHP'nin eski başkanı Murat Karayalçın'la mülakat yaparak 'adam s...
-
Orospu Çocuğu ifadesi, bugün yaygın olarak küfür maksatlı kullanılıyor: İtham edilen kişinin annesi, değersizleştirerek kişinin kendisinin d...
-
Türkiye'nin Almanya ile olan ilişkilerini, Cem Özdemir'in başrolünü oynadığı bir operasyon nedeniyle gergin bir boyuta taşımasını, T...