Koçluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Koçluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Kasım 2015 Perşembe

Marilyn Atkinson'dan mutluluğun ipuçları

Ericsson Enstitüsü Başkanı Marilyn Atkinson'dan mutluluğun ipuçları

Mutluluk, iki temel üzerine kuruludur: Biri denge, diğeri esneklik.

Yaşamdan keyif aldığını ve mutlu olduğunu söyleyen, bunu ifade eden insanları incelediğimizde, gününün bir kısmını fizikselliklerini yaşamaya ayıran insanlar olduklarını gördük.
Bedenlerini koruyorlar ve formda tutmaya çalışıyorlar.
Günlerinin bir kısmını öğrenmeye ayırıyorlar. Özellikle hayalleri ile hedefleri etrafında çalışıyorlar. Üçüncü olarak içtenlikle diğer insanlarla gerçekten güçlü bir deneyimi paylaşabilecek anlar yaratmak üzere yaşıyorlar. Mutlu insanların sırrı, o anda yaşamayı başarıyor olmalarıdır. Bu yüzden, onlarla birlikte olan insanlar da bu mutluluğu yaşıyorlar.
Son olarak ise gün içinde harcadıkları zamanın bir bölümünü de, katkı sağlamaya yönelik değerlendiriyorlar.
Yaşamda iz bırakan, fark yaratacak bir alanı seçmiş olmaları ve bu alanda da bir şeyler yapıyor olmaları, onların mutlu olmalarını sağlıyor. gerçek anlamda, "ben yaşamımda mutluyum" diyebilen insanların yaşamını incelediğimizde, bu dört alanın hepsine bir gün içerisinde zaman ayırdıklarını görüyorsunuz.

Hangi konuda çalışıyorsak çalışalım, istediğimiz şeylere ulaşabilme yetimizi ve bununla birlikte yaratıcılık potansiyelimizi harekete geçirmiş oluyoruz. Aynı zamanda da yaşamımızı başkaları için bir farklılık, bir değer yarattığını deneyimlemeye ihtiyacımız var. Bu böylece uzun vadeli katkıyı da getiriyor.

Kişi, yaşamın bu dört alanından hangisine daha çok odaklandığını fark ediyorsa, diğer az odaklandığı alanların yollarını aramalı. Bunun için düşünme sistemini koçlukla birlikte geliştirebilir. Bu, az önce mutluluğu tanımlarken sözünü ettiğim dengeyi oluşturabilir ve bu bir davranışa dönüşür. Koçların görevi de, insanların bu davranışlarını geliştirmesine ve adeta ışıldayarak ortaya çıkmasına katkı sağlamaktır.

Kolejliler Dergisi, Temmuz 2008, sh.44
http://www.ericksontr.com/wp-content/upload/kolejliler-temmuz-08-dr-marilyn-atkinson-roportaji.pdf

26 Nisan 2014 Cumartesi

Ses - Yahya Kemal

Günlerce ne gördüm ne de kimseye sordum,
"Yarab! hele kalp agrilarim durdu!" diyordum.
His var mi bu alemde nekahat gibi tatli
Gönlüm bu sevincin heyecaniyla kanatli
Bir taze bahar alemi seyretti felekte,
Mevsim mütehayyil, vakit aksamdi Bebek'te,
Aksam!.. Lekesiz,,saf, iyi bir yüz gibi aksam!..
Ta karsi bayirlarda tutusmus iki üç cam;
Sakin koyu,sen cepheli kasriyle Küçüksu,
Ardinda vatan semtinin ormanlari kuytu;
Bir neseli hengamede çepçevre yamaçlar
Hep ayni tehassüsle meyillenmis agaçlar
Dalgin duyuyor rüzgarin ahengini dal dal.
Baktim süzülüp geçti açiktan iki sandal.
Bir lahzada bir pancur açilmis gibi yazdan
Bir bestenin engin sesi yükseldi bogazdan
Cosmus yine bir askin uzak hatirasiyla,
Aksetti uyanmis tepelerden sirasiyla,
Dag dag o güzel ses bütün etrafi gezindi:
Görmüs ve geçirmis denizin kalbine sindi.
Ani bir üzüntüyle bu rüyadan uyandim.
Tekrar o alev gömlegi giymis gibi yandim,
Her yerden o,hem ayni bakis ,ayni emelde,
Bir kanli gül agzinda ve mey kasesi elde;
Her yerden o, hem ayni güzellikte göründü,
Sandim bu biten gün beni ram ettigi gündü.


Mini Değerlendirme: Ses, metafor yoğunluğu açısından önemli bir şiir. Çok cilveli, sesli, müzikal bir şiir. Üstad Yahya Kemal'in ruhu şad olsun.

Murat Karayalçın

Gürkan Zengin ve Ekol tv'ye teşekkür ediyorum. Ankara BB ve SHP'nin eski başkanı Murat Karayalçın'la mülakat yaparak 'adam s...