Putin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Putin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Aralık 2016 Salı

Halep Düşerken

Yeterli bir mazeret midir bilmiyorum: Türkiye, Avrupa Birliğinden, Suriye ve Irak'a, döviz operasyonundan "Halep'te etkin olmayın" mesajı veren Beşiktaş'taki patlamaya, aynı anda bir çok cephede birden mücadele ediyor.
Putin'e laf anlatamadı, Türkiye'yi yönetenler. Göz göre göre Halep'te kardeşlerimiz bir dram yaşadı, yaşıyor; Halep düşmek üzere...
Kendi içimizde kaç parçaya ayrıldık bilmiyorum. En son bu sabah, Suriyeli Mültecilere had bildiren, bakkaldan man...avdan eline silah alıp savaşmasını, Ramboya dönüşmesini isteyen, bekleyen ve fikrini desteklemek için utanmazca Kur'an'dan cihat ayetleri paylaşan bir çapsızın arkadaşlığına son verdim. Ama dün gibi hatırlıyorum: 15 Temmuzdan önce Türkiye'nin tarihi misyonunun taşıyıcısı sandığımız bir kısım AkPartili seçmenin de Suriyeli Mültecilere Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı verilmesi meselesinde karşı çıkışlarını duymuş, irkilmiştik. Saflarımızda bölüştükçe küçülmeyen bir güzelliği kardeşlerinden esirgeyenler vardı. Bunlar, sırf Hükümet sınırları açtı diye Suriyelilere sırtını dönmüş olan başkaları ile aynı safa geçeceklerdi ki, 15 Temmuz bütün başka travmalar gibi bunları da sildi süpürdü.
Belki bu gece, sabaha karşı Ordumuz Halep'e girer... ya da girmez, düşmanı Hatay'da bekler. Düşmanın hiç gelmeyeceğini sanmak, Beşiktaş'ı, Stinger Füzesini vb olan biteni anlamamaktır.
Yakın bir geçmişte Fırat Kalkanına bir halel gelmesin diye, Halep'e ilgimizi kurumsal düzeyde inkar etmiştik. Sanırım Allah, ticari bir mantıkla hareket ettiğimizde üzerimizden bereketini kaldırıyor.
Obama, Putin, Esat, Lavrov, İranlı devlet adamları, İşidi nden PKK, PYD'sine tüm terör örgütü yöneticileri...
Tarih sizi, hemcinslerini yakıp yıkan Cengiz Han neslinin ardılları olarak anacaktır.
Otobüste kendini taciz eden adama, terbiyesinden dolayı hayvan diyen Rum kadının, adamın gülmesi üzerine "hayvan diorsam sandın kuş? Öküz diorum, öküz" demesi gibi Cengiz'in soyundan olmayı tekebbür/kıvanç vesilesi sayan tüm yaradılmışlara veyl olsun!

29 Mart 2016 Salı

Türk Rus İlişkilerinin Geleceği

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova'nın "...bu harekâtın sadece Türkiye ile ilişkileri bozduğunu söylemek doğru değil. Türkiye ile Rusya arasındaki kriz geçici." sözlerini değerlendiren Davutoğlu, "...Bu ifade o anlamda olumlu değerlendirdiğimiz bir ifadedir. Gerçekten bu krizin geçici olduğuna biz de inanıyoruz ve rasyonel düşünen bütün Türk ve Rus yetkililerin, başta liderler olarak bizlerin tarihi ve coğrafi bakımdan Türkiye ve Rusya’nın iyi ilişkiler geliştirme zorunluluğuna inandığımızı ifade etmek isterim." şeklinde karşılık verdi.
Hükümet sözcüsü Numan Kurtulmuş da Bakanlar Kurulu sonrası yaptığı basın toplantısında gelen bir soru üzerine "Ne Rusya Türkiye'yi gözden çıkarır ne Türkiye Rusya'yı gözden çıkarır. Uzun yıllar birbirleriyle yakın komşuluk ilişkisi olan, rekabet ilişkisi olan ama birçok alanda işbirliği halinde olan iki ülke, ekonomik alanda işbirliği olan iki ülke öyle çok kolay herhangi bir krizi bahane ederek ilişkilerini ortadan kaldırmaz." açıklamasını yaptı.
Başbakan ve Numan Bey'in beyanlarında, Rus tarafında önemsenecek bir gelişme olmadığı halde -orantısız bir "kendi elini belli etme" ve "yumuşama telaşı" göze çarpıyor. Diplomasi, böyle iyi niyetli tek taraflı açıklamalarla yapılan bir iş ise cüretim bağışlansın...
Türkiye, Putin ve Rus Hükümetinin ani istifası dışında en az iki konuda gelişme kaydetmeden Rus tarafı ile kalıcı bir yakınlaşma içine giremez: Birincisi, Putin, uçak krizinin başladığı günlerde dünya kamuoyu önünde Türkiye’yi IŞİD terör örgütünü desteklemekle itham etmiş ancak bu iddiasını iftira olmaktan öteye götürüp ispatlayamamıştı.
İkincisi de Ruslar, bulunduktan nice zaman sonra "düşen uçağın karakutusunun" içindeki bilgilere erişemediklerini ifade ederek kendi yalanını ispatlama imkanından mahrum kaldığını itiraf etmiş; Rus uçağının sınırı geçmediğine dair yalandan da olsa ortaya hiçbir somut veri koyamamıştır.
Suriye'ye girerken Türkiye ile uçak krizi çıkar, Suriye'den çıkarken Türkiye ile barış. Çok uyanık ya, hasbam!
Arada, Suriye'de bulunduğun süre içinde Suriye sosyolojisini, Esad ve terör örgütü lehine değiştirecek bombalamalar yap, müttefiklerini teçhiz et, lojistik sağla,
Uçak krizi senaryosu ile Türkiye'nin Suriye konusunda inisiyatif almasını, hareket etmesini engelle, Türkiye'yi aleni tehdit et, imajı ile oyna, zayıflatılması için çaba göster,
Diğer yandan terör örgütüne Türkiye'de kullanması için doğrudan silah yardımı yap, canlı bomba eylemlerine adın karışsın; Kamuoyunda Türkiye'yi yönetenleri karala, itibarsızlaştırmaya çalış, Türkiye'deki bir kısım akademisyen ve bir kısım sanatçıyı azmettir; yarattığın kaosun etkisinde kalıp memlekette iktidar boşluğu olduğu zehabına kapılsın ve devleti, uluslararası alanda yıpratabilmek, Adalet Divanında yargılatabilmek için "yalancı tanıklık" yapıp bildiriler yayınlasınlar.
Bütün bunların bedelleri olmalıdır. Türk Devleti, tarih ve coğrafya önünde ayakta duracaksa Hükümetin başka âli menfaatleri için bu bedelleri görmezden gelmesi düşünülemez.
Özür ve tazminat, Rusya'yı yönetenlerin kendi kamuoylarına açıklayabilecekleri pratikler olmadığından Putin Döneminde bir Türk Rus Barışından bahsetmek hayalcilikten öte gidemez.
Bu öngörüye rağmen Devleti yönetenlerin kısa vadeli hedefi, Rusya'nın Işid ve uçağın düşürülmesi kaynaklı saldırgan iddialarından vazgeçtiği açıklamasını kayda geçirmek olmalıdır.
Ayrıca Siyasilerimiz, Rusya'dan bundan sonra da gelebilecek açıklamaları cevaplamak konusunda isteksiz ve temkinli davranmalıdır.

29 Şubat 2016 Pazartesi

Bir Putin Hikayesi

Putin, Sovyetlerin dağılması ile yoksullaşan ve başı öne eğilen Rus halkına; ekonomik refahı getiren ve yeniden bir dünya gücü olduğu duygusunu yaşatan bir lider olarak yakın zamana kadar halkı tarafından "efsane lider" itibarı gördü, sevildi...
 
1996 yılında Leningrad Belediyesindeki görevinden, Başkanın seçimi kaybetmesi üzerine ayrılan Putin, Yeltsin tarafından Hükümette önemsiz bir göreve tayin edildi. Bir yıl sonra Kremlin'de idari bir pozisyona atandıysa da bu görevde çok kalmadı ve1998'de şimdiki adı, FSB olan eskinin  KGB'sinin başına geçti. 9 Ağustos 1999'da Başbakan'dı. Yeltsin, görev süresinin dolmasına 3 ay kala, 31 Aralık 1999'da Devlet Başkanlığı görevinden ayrıldığını, yerini Putin'e bıraktığını açıkladı.

1994-96 yılları arasında yaşanan Rus-Çeçen Savaşını Çeçenler kazanmış ve fiili olarak bağımsızlıklarını ilan etmişlerdi. Putin'in Başbakanlık görevine atanmasından iki gün önce (7 Ağustos 1999) Çeçenler, ünlü komutanları Şamil Basayev ile Hattap önderliğinde -hala nedeni bilinmeyen bir şekilde- komşu Dağistan'a saldırdılar. Putin'in Başbakanlığının ikinci haftasında Moskova dahil bir çok Rus kentinde 300 kişinin öldüğü, 1700 kişinin yaralandığı bombalamalar oldu. Rusya, saldırıların makul şüphelisi olarak Çeçenleri ilan etti ve Eylül ayında Çeçenistan'a girdi. Terör eylemlerinin arkasında Rus gizli servisinin olduğu hep konuşuldu. Başbakanlığa atandığında hiç tanınmayan biri olan Putin, 2. Çeçen Savaşını başlatan siyasetçi olarak bir anda Rus Halkı arasında büyük bir üne ve saygınlığa kavuştu.

Putin, 2008'e kadar, iki dönem üst üste Başkanlık görevinde bulundu.

7 Ocak 2008 tarihinde Putin'in suikaste uğrayacağı, "Rusya'nın tek adamsız ne olacağı?" senaryosuna çalışan bir Amerikalı tarafından ortaya atılınca; Mayıs 2008'de yapılan Başkanlık seçimlerinde desteklediği aday olan Medyedev, %70 oranındaki rekor oyla birinci geldi. Kendisi Başbakan sıfatıyla Rusya'yı yönetmeye devam etti.

Suriye'de Türk hava sahasını ihlal eden uçağın Putin'in izni ve hatta talimatı ile bu ihlali yaptığını iddia etmek için olayları hatırlamak ve Putin'in yukarıda örneklerini verdiğim sicilini göz önünde bulundurmak yeterli olur, kanaatindeyim.

Putin'i halkı nezdinde ayakta tutan en önemli unsurlar, 99'dan 2014'e değin artan petrol fiyatları sayesinde gelen ekonomik refah ile Rusya'nın yeniden Amerikan karşıtı dünyanın lideri olma vasfına erişmiş olmasıydı.

İki yıldır petrol fiyatları düşüyor. Ekonomist bir arka planı olmayan Putin, devleti gelirleriyle finanse edemeyecek kadar büyülttü. Gelir azalması bir yandan rezervlerini eriterek yeni bir mali krize ilişkin artık herkesin bildiği sinyalleri üretiyor diğer yandan Ukrayna, Türkiye ve Suriye maceraları ile yol açtığı yeni pozisyonlarda anlamlı, kararlı ve barışçıl bir dengeye ulaşamıyor. 2016'da Duma, 2018'de Başkanlık seçimi var. Kremlin'de kendi varlığını sorgulatmaması, sürdürülebilir kılabilmesi için Rusları, etrafının düşmanlarla çevrili olduğuna inandırması gerekiyor. Efsane Başkan'ın kepaze olması belki siyaseten çok zor, ancak fiili olarak ülkesini batağa sapladığı ve yakın bir gelecekte tasarruf edilmiş ülke kaynaklarını tüketerek acıklı bir sonla karşılaşma ihtimali çok yüksek görünüyor.

Cenk Başlamış - Rusya'nın Sırları

Şubat ayının ortalarında TRT1 Radyo'nun sabah kuşağında öğrendim, kitabın çıktığını. Cenk Başlamış'tan telefonla görüş alırken bu bilgiyi de paylaşmıştı dinleyicilerine, Hakan Bey. Notumu aldım. Kolay okunan akıcı dili ile Türk ve Rus halklarının karakterlerine ilişkin çeşitli saptamalara yer veriyor yazar. Türk-Rus ilişkileri zemininde; çoğunlukla Putin, bazen başka Rus yöneticiler bazen de sokakta ya da Rusya'da meydana gelen bir olay üzerinden anlatıyor, söyleyeceklerini. Bir Türk-Rus ilişkileri kitabı değil bu. 2015'in Kasım ayında bir Rus uçağının düşürülmesi ile başkalaşan Türk-Rus ilişkilerine de değiniyor kısaca, ancak bu değini, okuyucuyu kanaat sahibi yapmaya yeterli bir içeriğe sahip değil. Yazar, 1989-2013 yılları arası Milliyet Gazetesinin Moskova temsilcisi olarak görev yapmış, alanında yetkin bir isim. Kitabı okumuş biri olarak yazarın giriş kısmında belirttiği "Okuyucunun Rusya ve Ruslara ilişkin yeni ve ayrıntılı bilgiler öğreneceği" taahhüdünün yerine geldiğini dolayısı ile kitabı başka okurlara tavsiye edebileceğimi belirtmek isterim.

Rusya'da yaşayan yabancılar, bu ülkenin farklılığını anlatmak için "bambaşka bir dünya"der... Bütün Moskova'da taksi çağırmak için tek bir telefon numarası olduğunu ve burayı aradığınızda örneğin; bir ay sonraya gün alındığını öğreniyoruz. Müzik mağazasının önünde kuyruk olduğunu gören bir yabancı, kuyruğa girdikten sonra CD'leri taşıyan kamyon, yükünü boşalttı. Son sandık ta depoya götürüldükten sonra kuyruğa gelen bir mağaza çalışanı, kuyruktakileri uyarmış: "Biz mağaza çalışanları, bütün diskleri şu anda satın aldık, yeni fiyat, 25 dolar." Oysa gerçek fiyat, 5 dolar kadardı ve kuyrukta kimsenin sesi çıkmadı. Sh 17-18 deki yazısında benzeri başka olaylara da yer veren yazar, 1999 dan sonra bu tür olaylara pek rastlanılmadığını ifade ediyor.

Ruslar'ın esmer olanı kuşkulu bulan yaklaşımlarının yaygın olduğu ve yer yer ırkçı bir tutum sergilediğini ifade ediyor, Başlamış. Kafkasyalı nitelemesi, özellikle bu tip insanları anlatmak için kullanılıyor.

Rusların çok içtiği konusu hem tarihi hem de günümüzün bir gerçeği. Devletin içki fiyatlarına yüklenerek tüketimi azaltma çabaları, sahte içki sektörüne ve çok sayıda gıda zehirlenmesi ve ölümlere neden olmuş.

Rusların trafikteki davranışlarını çok tipik bulan yazar, çok sayıda yazıda bu konunun içini dolduran; siyasetçilerin yol kullanımı, trafik polislerinin bir şekilde sürücülerle uzlaşan performansları, sarhoş sürücülerin evlere servisi edilmesi gibi gülümseten anekdot kaleme almış durumda.

Yolda yaya olarak ilerlerken sürekli omuz tokuşturmanın alışkanlık haline geldiği bir topluluk Ruslar.

Putin, Sovyetlerin dağılması ile başı öne eğilen Rus halkına yeniden dünya gücü olduğu duygusunu hatırlatmış. Bu nedenle çok seviliyor. Putin'in şansı, Yeltsin'in son döneminde iyice düşen petrol fiyatlarının yükselerek Rusya'yı batmakta önce kurtarması sonra da refah devletine doğru götürmesi olmuş. Ancak son yıllardaki petrol fiyatlarında yeniden görülen düşüş, Kremlin'in kendini sorgulatmaması için acil gerekçeler bulmasına neden oldu. Ukrayna, Suriye ve Türkiye ile ilgili yaşanan problemleri Putin'in iktidarıyla ilgisiz bir şekilde değerlendirmek eksik olur.



Murat Karayalçın

Gürkan Zengin ve Ekol tv'ye teşekkür ediyorum. Ankara BB ve SHP'nin eski başkanı Murat Karayalçın'la mülakat yaparak 'adam s...