İstanbullular açısından Başkanın kalan süresi nasıl geçecek? Standartlar alt üst oldu. Hizmet alımı konusunda sürekliliği sağlayabilirlerse bu bile başarı olacak. .
Vizyonları yok diyordum, iki uygulama duyuyoruz. Birini başlattı, diğeri başlayacak: iktidarın seçmenini yetiştirdiğine vehmettiği, yurt hizmeti veren vakıflara düşmanlık ile 24saat kesintisiz kent ulaşım hizmeti.
İlkinden öğrenci mağduriyetleri doğacak, onun başka sonuçları da olacak, bunu yeri geldiğinde ifade ediyoruz.
Kesintisiz ulaşım hizmeti nedir, kentte yaşayanların 'Belediye bunu rutin hizmetleri arasına soksun' denebilecek geceden sabaha kadar olan zaman dilimi için mevcut olana ilave bir ulaşım ihtiyacı mı varmış da, bunu görmüşler? Fiyatların o saatler için artması maliyeti artışını karşılayamaz ki...
Bu uygulama, ancak eğlence sektörüne zaman ayırıp harcama yapmak isteyen alt ve orta sınıf erkeklerin ihtiyaçlarını karşılayıp sektöre yönelik talebi teşvik de edebilir.
Amaç, gerçekten bunlar olabilir mi? Mantıklı tarafım, olmaz derken duygusal tarafım, 'geçmişte yenmiş kazıkların bileşkesi' olarak bunlardan her şey beklenir diyor. Bir de 'hani bir fikri olarak denedik, tutmadığında, iptal ederiz' ihtimali var.
Tabi canım, sen ortak akıl diye ortaya çık ama kendi aklını topluma dayat ve kimseye ne düşündüğünü sorma...
Biz Başkanı muhatap alıyoruz, elbette sonuçlarından başkan etkilenecek ama sanıyorum genel sekreterlik makamında (icranın başı) tehlikeli biri oturmuş, deneme yanılma yolu ile icraat yapıyor.
İBB Başkanı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İBB Başkanı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Eylül 2019 Perşembe
İBB Başkanının Diyarbakır ziyareti
İBB Başkanının, seçimde kendisine destek olduklarını bildiği, terör örgütüyle irtisaklı partiye, 16 milyon İstanbullu adına taziyelerini sunması karşısında İstanbullu ne düşünüyor?
Başkan, seçmenin çoğunluk oyunu aldı, kentteki tüm yaşayanları temsil ediyor, tamam; ancak kendi kişisel tercihlerini, rol ve mecburiyetlerini, çok rahat bir şekilde toplumun tümünün görüşü, katılımı gibi yansıtıyor olması, palavra konusunda deneyimli olduğunu ortaya koyuyor.
Peki bu söylemin kendisi açısından hakkındaki algıyı güçlendirmek dışında pratik bir etkisi olabilir mi? Palavra, sürdürülebilir bir söylem ve iletişim malzemesi değildir.
İstanbulluların, terör örgütüne yardım konusunda inkar gayreti içinde bile olmayan bu başkanlara nasıl, hangi mantıkla selam söylediği düşünülebilir ki?
Kerameti kendinden menkul bir, körler sağırlar birbirini ağırlar önermesi... Biz İstanbulluları karıştırmadan devam etseniz... Ama yok. Güçsüz görünür, tadı çıkmaz, di mi?
:)
Başkanın söylem tarzı; köpüklü, azı çok gösteren pazarlamacı bir dile sahip. Takdir edersiniz ki, kendisini üçten fazla dinlediğinizde; eylemle örtüşmeyen, 'ben demedim, parti dedi', 'yakışıyor haspaya' örnekleriyle kendini duyulur kılan bu tarz, dinleyeni rahatsız ediyor, zihinde alerjiye yol açıyor.
Not: yazıda kullandığım taziye kelimesini bilinçli seçtim. Taziye, burada Ahmet Kaya merhumun 'Müjganla biz ağlaşırız' dediği bir durumu ifade etmektedir.
Başkan, seçmenin çoğunluk oyunu aldı, kentteki tüm yaşayanları temsil ediyor, tamam; ancak kendi kişisel tercihlerini, rol ve mecburiyetlerini, çok rahat bir şekilde toplumun tümünün görüşü, katılımı gibi yansıtıyor olması, palavra konusunda deneyimli olduğunu ortaya koyuyor.
Peki bu söylemin kendisi açısından hakkındaki algıyı güçlendirmek dışında pratik bir etkisi olabilir mi? Palavra, sürdürülebilir bir söylem ve iletişim malzemesi değildir.
İstanbulluların, terör örgütüne yardım konusunda inkar gayreti içinde bile olmayan bu başkanlara nasıl, hangi mantıkla selam söylediği düşünülebilir ki?
Kerameti kendinden menkul bir, körler sağırlar birbirini ağırlar önermesi... Biz İstanbulluları karıştırmadan devam etseniz... Ama yok. Güçsüz görünür, tadı çıkmaz, di mi?
Başkanın söylem tarzı; köpüklü, azı çok gösteren pazarlamacı bir dile sahip. Takdir edersiniz ki, kendisini üçten fazla dinlediğinizde; eylemle örtüşmeyen, 'ben demedim, parti dedi', 'yakışıyor haspaya' örnekleriyle kendini duyulur kılan bu tarz, dinleyeni rahatsız ediyor, zihinde alerjiye yol açıyor.
Not: yazıda kullandığım taziye kelimesini bilinçli seçtim. Taziye, burada Ahmet Kaya merhumun 'Müjganla biz ağlaşırız' dediği bir durumu ifade etmektedir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Murat Karayalçın
Gürkan Zengin ve Ekol tv'ye teşekkür ediyorum. Ankara BB ve SHP'nin eski başkanı Murat Karayalçın'la mülakat yaparak 'adam s...
-
Gürkan Zengin ve Ekol tv'ye teşekkür ediyorum. Ankara BB ve SHP'nin eski başkanı Murat Karayalçın'la mülakat yaparak 'adam s...
-
Orospu Çocuğu ifadesi, bugün yaygın olarak küfür maksatlı kullanılıyor: İtham edilen kişinin annesi, değersizleştirerek kişinin kendisinin d...
-
Türkiye'nin Almanya ile olan ilişkilerini, Cem Özdemir'in başrolünü oynadığı bir operasyon nedeniyle gergin bir boyuta taşımasını, T...