Bugün Yeniyüzyıl'da yayımlanan bir yazının satır aralarını okumam vesilesi ile öğreniyorum ki, birileri, yakın bir gelecekte geçmişin çözüm sürecine benzer bir sürecin, üstelik eninde sonunda (yani bir tercih olarak değil zorunlu olarak) yeniden yaşanacağı beklentisine girmiş, devlet ve müttefiklerinin çabalarının anlamsızlığı üzerine ahkam kesiyor.
Şimdi daha iyi anlaşılıyor; zihinlerindeki varsayım ve beklentilerle değerlendirme yapıp terör örgütünün devleti bir noktaya getirmesini bekliyor; o vakte kadar da aramızda dolaşacaklar ya, bağımsız ve bağlantısız görünmeye gayret ediyorlar.
Devlet politikasındaki değişim ile gerçekleşmeleri teferruat gören ve sosyolojiyi terör örgütünün istihdamına mahkummuş gibi okumaya devam eden bu tiplerin etki alanı, -Alev Alatlı'nın stratejik kavramını kullanarak belirteyim:- grup zinası kapsamında virüs bulaştırdığı, sosyal eşcinsel insanlarla sınırlıdır.