Türkiye AB İlişkileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkiye AB İlişkileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Nisan 2017 Çarşamba

Türkiye'yi İncitmek

Avrupa Birliğinin; kısa adını yazınca insanda "hangi ergenin işi bu? yine hangi küfürü kodlamışlar?" merakı uyandıran bir komisyonu tarafından alınan skandal karar üzerine;
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bin yıla yakın bir süredir Anadolu coğrafyasında hüküm süren Selçuklu, çeşitli Anadolu Beylikleri ve Osmanlı ailesinin yönettiği devletimizin bu günkü adıdır.
Bir büyük resim okuması olarak bu devlet, önümüzdeki zaman diliminde bir şekilde parçalanıp egemenliğini yitirmeyecekse..., bölgemizde varlığını sürdüren karşıt oluşumların yarınlarda yaşama şans ve imkanı bulunmamaktadır.
Bu durumda Esad, Işid, PKK, PYD, Rusya, Ermenistan, İsrail, İran ile Irak'ın ve dahi bunlarla Türkiye'yi meşgul edip güçsüz düşürmek maksadıyla kendilerine silah ve kaynak temin eden ABD, İngiltere, Almanya, Fransa gibi ülkeler, uzun vadede bu girişimlerinin bedelini ödeyeceklerdir.
"Biz hep haksız ve olumsuzuz, bizden bir şey olmaz" mealinde kamuoyu oluşturmaya çalışan yazar ve akademisyenlerin algı tuzaklarına dikkat edelim; grup halinde sıralayınca kalabalık bir kuvvet topluluğu gibi görünen yukarıdaki yapıların, zannedilenin aksine pratikte sağlıklı ve hızlı koalisyonlar oluşturma imkan ve ihtimali bulunmamaktadır.
Kontrolü ellerinde tuttuğunu sanan ve bölgemizde Türkiye aleyhine tasarrufta bulunan güçlerin, uygulamalarını gördükçe; tarihsel vizyondan mahrum bulunduklarına dair olan kanaatim giderek pekişiyor. Tarih şuuru yoksunluğu, artık kendini küresel ölçekte hissettiriyor. Bu miyopi, büyük resimde önemli kırılmalara yol açar.
Tarih, bir denge halinin bir başka denge haline evrilmesinde saldırganlıktan çok sabretmenin önemini ortaya koyuyor.

14 Kasım 2016 Pazartesi

Son Dönem Türkiye-Avrupa Birliği İlişkileri-1

Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri, her ne kadar kırılgan bir zemin üzerinde seyrediyor ve bir sonuca varacak gibi görünmüyor olsa da tarafların bu bağı, iradesi ile iptal eden (taraf) olmamak üzere gösterdikleri çabayı, kayda değer buluyorum.
Daha yalın bir ifade ile taraflardan hiçbiri, tarih önünde Türkiye-AB ilişkilerini kopartan, atan taraf olmak istemiyor. Gidişattan da hoşnut olmamalarına rağmen karşı tarafın ayrılma yönünde irade kullanmasını bekliyorlar.
Avrupa Birliğ...inin, siyasi olmaktan çok bürokratik bir örgüt olması nedeniyle Birliğin işleyişi, yazılı prosedürlere bağlı ve öngörülebilir bir yapıda.
Birliğin Parlomento Başkanı Schulz, bir başkana yakışmayacak şekilde olaylara bürokratik/teknik açıdan baktığını belli ediyor ve yine söylemleri ile kriter kontrolü yapan küçük bir memur olduğunu ortaya koyuyor. Söylediğinin bürokratik açıdan bir değeri var ama siyaseten yanlış davranıyor, siyasilerin hareket alanını daraltıyor.
Kim ne derse desin; örgütün, Türkiye'yi sırf idam kararını alacağı için kendi iç mekanizmalarını çalıştırarak adaylıktan çıkarmak gibi büyük resmi ilgilendiren majör bir karar vermesi beklenemez. Ancak bu kararın ilgili süreci tetikleyeceği, siyaseten başlatacağı açıktır.
Kurallar ve öngörülebilirlik, AB Kurumunun bir kontrol aracı olarak temel değerlerinin yönetime yansıması biçiminde; gücünün tezahürü gibi görünen bu husus, en büyük zaafıdır aynı zamanda. Nitekim büyük resimle ilgisi olmayan Kıbrıs Rumlarının kategorik Türkiye düşmanlığı, AB'yi oluşturan siyasi aklın, teknik açıdan manevra yapma imkanını ortadan kaldırmakta, verilecek kararların teknik bir zorunluluk olarak değil, bizzat kendi inisiyatifiyle tercih edilen, seçilen karar alma ya da erteleme vs gibi esneklikler göstermesini engellemektedir.
Birlikten çıkmayı isteyen Türk Devlet temsilcilerinin, Schulz ve Piri gibi miyop AB yetkililerine, kum torbası muamelesi yapmaları, meşru müdafaa kapsamında halkımızı hormonal açıdan rahatlatan, temsil konusunda ileride işimize yarayacağını düşündüğüm olumlu bir algının oluşmasına da hizmet edeceği kanaatindeyim.
Tayyip Beyin stratejisi ile devam etmek ümidiyle...

Murat Karayalçın

Gürkan Zengin ve Ekol tv'ye teşekkür ediyorum. Ankara BB ve SHP'nin eski başkanı Murat Karayalçın'la mülakat yaparak 'adam s...