Sami Selçuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sami Selçuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ocak 2017 Çarşamba

Tevazusunda bile kibir var...

Eski Yargıtay Başkanı Sami Selçuk'un, anayasa değişikliğinin kuvveden fiile geçtiği bugünlerde sahne alma zamanı gelmiş olmalı ki, çeşitli muhalif medya organlarında yine görünür hale geldiğini görüyoruz.
Daha önce Nisan 2014 döneminde Zaman Gazetesinde dönemin Başbakanına yazdığı 4 açık mektupta Fetönün ürettiği sahte deliller üzerinden Tayyip Beyin mahkemelerde hesap vermesini istemişti.
15 Temmuz da dahil olmak üzere aradan geçen bunca zamana, ...gelişmeye, hakikat ışığına rağmen, beyan ve tavırlarından dolayı mağdur(lar)dan özür dilemedi, Selçuk.
Bugünkü anayasa değişikliği konusunda verdiği beyanlarda da; yıllardır hem konuşurken hem de yazarken kullandığı “bürokratik kibir” üslubunu sürdürdüğünü görüyoruz.
Hukuki İddialarını maddi deliller ve mevzuat hükümleri üzerinden değil de büyük resim üzerinden ifade edenler, siyaset yapmış olurlar, hukuk değil.
Nitekim, 2014'te Tayyip Beyi mahkemelere hesap vermeye çağırırken Fetönün kamuoyu önüne koyduğu delillere dayanıyordu, Sami Selçuk. Bugünse teknik hiçbir açıklama yapmayıp siyasetçi gibi konuşuyor; "başkanlık gelince erklerin birleşeceği" dediği kurt masalından ürkmemizi bekliyor.
Ahir ömründe hukukçu kimliğini de araçsallaştırıp Tayyip Erdoğan düşmanlığına katık etti ya, ibret olarak bunu görmek bize yeter... Söylemlerinin bir değeri yoktur.

29 Mart 2014 Cumartesi

Sami Selçuk

Eski Yargıtay Başkanı Sami Selçuk, Zaman Gazetesinde bir süredir Başbakana açık mektuplar yazıyor.  Yıllardır hem konuşurken hem de yazarken kullandığı “bürokratik kibri”, bu mektuplara da yansımış durumda. Başbakanı -tabiri caizse- dizine oturtmuş(!), kendince yanağından makas alıyor, hukuk ve hayat dersi veriyor. Bilim(!) yaptığını iddia ediyor…  Tevazusunda bile kibir var.

Sami Selçuk, hukukçudur, eyvallah. Birikiminden de kuşkum yok. Ancak asla hakaret kastı taşımadan yalnızca durum tespiti yapmak amacıyla yazıyorumki; Sami Selçuk, teknisyen bakış açısına sahip, miyop bir entelektüeldir. Dolayısı ile bu gazete yazılarının üslubuna da içkin olan; dünyanın etrafında iki tur atmış, tüm gizemleri çözmüş bilge adam imajı, açık bir şekilde berhava olmuştur. Başbakana, Başbakanın muarızı olduğu yayın organından seslenmekle, dilde gösterdiği nezaketi, eylemle desteklemediğini ortaya koymaktadır. Israrla büyük resme bakmamakta ve Başbakana, hakkındaki suçlamaları düşürmek için yargıya hesap vermesini/teslim olmasını önermektedir.  Milletvekilliği süresi boyunca zaman aşımı işlemez kuralını  da teklifini rasyonalize etmek için öne sürmektedir(Tehdit). Keşke vizyonu biraz daha geniş olsaydı da olan biteni yalnızca hukuk tekniği içinde değil hayatın içinden de görebilseydi.


Son olarak Sami Selçuk’a, bireysel uslubuna/tutumuna binaen Paul Watzlawick’ten alıntı yaparak diyorumki, “Majesteleri, mükemmellik peşinde olmak, insan ruhuna musallat olabilecek en tehlikeli hastalıklardan biridir.” Tüm hastalara şifa dileklerimle.

Murat Karayalçın

Gürkan Zengin ve Ekol tv'ye teşekkür ediyorum. Ankara BB ve SHP'nin eski başkanı Murat Karayalçın'la mülakat yaparak 'adam s...