Thamara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Thamara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Şubat 2018 Pazar

II. Süleyman ve Thamara -3

Mektuplaşma:
Gürcü kaynağı Brosset, Süleymanşah’ın Gürcistan seferine çıktıktan sonra kraliçeye gönderdiği tehditlerle dolu mektubunda şöyle dediğini naklediyor: “ Gök kubbe altında bulunan hükümdarların en büyüğü, Allah’ın peygamberinin yardımcısı ben Süleymanşah, Gürcüler’in kraliçesi sen Thamara’ya bildiririm ki, sen Gürcüler’in eline kılıç verip Allah’ın sevgili kulları olan Müslümanları öldürmelerini emrettin. Benim hür milletimi tabiyet vergisi vermeye zorladın. Şimdi bizzat ben sana ve milletine İslamın adaletini göstermek ve Allah’ın bizim ellerimize emanet olarak verdiği kılıcı, sizin bir daha kullanmamanız gerektiğini öğretmek amacıyla geliyorum. Gelişimde ancak otağımın önünde diz çöken, Muhammed’in peygamberliğini kabul edip dinini bırakan, boşuna ümit bağladığınız haçı huzurumda kıran kimseleri mükâfatlandıracağım. Bununla beraber kimseyi din değiştirmeye zorlamayacak ve halka zarar vermeyeceğim ve tâbiiyetimi kabul edenlerden başkasının yaşamasına müsaade etmeyeceğim.” Bu mektubu ileten Türk elçisinin “Eğer kraliçe dininden dönerse, Sultan Süleymanşah onu nikâhına alacak aksi taktirde cariye yapacaktır” demesi üzerine Gürcü komutanı Zakaria’nın elçiyi tokatladığı da ifade edilmektedir.
Kraliçe Thamara’nın, Süleymanşah’dan aşağı kalmayan mağrurane cevabı da şöyledir: “Ey Süleymanşah! Biz Allah’ın kudretine ve Meryem’e güveniyoruz. Bizim umudumuz mukaddes haçtadır. Gökleri hiddetlendiren mektubunu okudum ve Allah’ın, küstahlığından dolayı seni cezalandıracağının işaretlerini gördüm. Sen askerlerine güveniyorsun, nefretinden dolayı böyle yapıyor ve ganimet için savaşıyorsun. Ben ise ne zenginliğime, ne askerlerimin miktarına, ne de insanlara güveniyorum. Ben sadece Allah’a (oğluna), ve senin hakaret ettiğin salibe (haça) güveniyorum ve Meryem’e dua ediyorum. Sana İsa’nın askerlerini gönderiyorum. Bu askerler sana hürmet göstermeye değil, gururunu kırmak için geliyor. Senin değil Allah’ın irade ve adaleti tecelli edecek ve bir daha Allah’ın adına hakaret etmemeyi öğreneceksin. Tam zamanında yetiştirmek gayesiyle adamlarından birisini sana gönderiyorum ki tedbirini alasın. Askerlerim de artık sana doğru hareket etmiştir”

II. Süleyman ve Thamara -2

ll. Kılıçarslan’ın on bir oğlu vardı. Babasının vefatından kısa bir süre sonra tahta geçen Süleymanşah, önce kardeşleri arasında bütünlüğü sağladı. Ardından Anadolu Beylikleri ile olan ilişkileri normalleştirdi. Son olarak ta Bizans ve Adana bölgesi Ermenilerini vergiye bağladı. Şimdi sıra, Gürcistan’ın fethindeydi.
Süleymanşah, Gürcü Kraliçesi Thamara’ya tehditkar ifadeler içeren bir mektup gönderdi ve karşılığında da çok ağır cevap aldı. Bu mektuplaşmayı da ayrıca yayınlamak istiyorum.
Thamara, Süleymanşah’ın mektubunu doğru bir biçimde; savaş ilanı olarak algıladı ve ordusunu hazırlayarak süratle Kars üzerinden Erzurum’a doğru harekete geçti. İki ordu, Pasinler-Sarıkamış arasında bulunan Micingerd kalesi önünde karşılaştılar.
Selçukluların çok basit, hatta aptalca nedenlerle aldıkları dört mağlubiyetin ikincisi bu savaş olacaktır:
Kaynaklara göre Gürcü Ordusunun neredeyse yenilmekte olduğu bir anda Çetr denen ve saltanat alameti olan özel bir şemsiyeyi dış mekanda sultanın başının üzerinde gölgelik gibi tutan çetrdarın atının tökezlemesi ile aniden düşmesi üzerine Sultanın büyük bir felakete uğradığı zannedildi. (Savaşlarda Sultanın bulunduğu yer ve daha önemlisi, Sultanın hayatta olduğu çetrden anlaşılırdı.) Bunun üzerine Selçuklu ordusu telâş içerisinde dağılmaya başladı. Bizzat Sultan komutanlarına isimleriyle seslenip, hayatta olduğunu duyurmaya çalıştıysa da orduyu tekrar toplamak mümkün olamadı. Çok sayıda ölü ve esir veren Süleymanşah, ordusunun kalanlarıyla, fakat ağırlıklarını savaş meydanında bırakarak Erzurum’a doğru çekilmek zorunda kaldı (1202). Bununla birlikte Thamara, Selçuklular kadar olmasa da büyük kayıplar verdiğinden savaştan sonra Selçuklu topraklarını işgale tevessül edemedi. Dolayısıyla bu yenilgi Süleymanşah’ın iktidarını sarsacak bir etki de yaratmadı. Ancak Süleymanşah’ın bu savaştan iki yıl sonra vefat etmesinde uğradığı bozgunun psikolojik izlerinin de etkili olduğu yorumları da yapılmıştır.
Rahmetli, dindarlık kisvesi altında kibrinin sonuçlarını yaşadı. Allah rahmet etsin.

II. Süleyman Thamara Mücadelesi -1

“…Tahtına bir varis bırakmak için evlenmek isteyen Gürcü Kraliçesi Thamara, çok sayıda oğlu olduğunu duyduğu Kılıç Arslan’ın ülkesine bir nakkaş(ressam) gönderdi. Nakkaş, sultanın on bir oğlunun suretlerini çizdi ve kraliçeye götürdü. Thamara içlerinde hafif dağınık, saçları etkileyici bakışları ve selvi gibi boyuyla çok yakışıklı bulduğu Şehzâde Süleymanşah’ı beğendi; hatta beğenmekle kalmayıp suretine aşık oldu. II. Kılıç Arslan’a bir elçi gönderip, adı geçen Şehzâdeyle evlenmesine izin verilmesini, inanç farkına rağmen onun Gürcistan’da hükümdar olmasının önünde hiç bir engel bulunmadığını bildirdi. Kılıç Arslan, Süleymanşah’ı huzuruna çağırıp, Thamara’nın teklifini onun kendisine gönderdiği kıymetli hediyelerle birlikte iletti. Fakat bu öneriye çok öfkelenen Süleymanşah, hükümdarlık için küffar memleketine gitmeyi zillet sayacağını; ancak sultan emir buyurursa, kâfirleri hak yoluna sokmak ve Gürcistan’ı ülkesinin topraklarına katmak üzere sefer yapabileceğini söyledi…”
Selçuklu devri kaynağı İbn-i Bîbî, Süleymanşah'ın Gürcistan seferinin sebebine dair bu anekdotu aktarır.

Murat Karayalçın

Gürkan Zengin ve Ekol tv'ye teşekkür ediyorum. Ankara BB ve SHP'nin eski başkanı Murat Karayalçın'la mülakat yaparak 'adam s...