30 Eylül 2018 Pazar

Ekonomik Büyüme

Orta vadeli plan açıklandı. Bir süredir kimi çevrelerce vebalı muamelesi gören büyüme rakamları, OVP kapsamında küçültüldü; yerli, yabancı ekonomik çevrelerin beklentilerine uygun hale getirildi. Peki, bu oranlar tahakkuk etmek için yeterince gerçekçi mi?
On yıldan fazla bir süredir Türkiye'de ekonomi, devlet politikalarından bağımsız hale gelmişti. Son iki yılın özelliği şirketlere KGF üzerinden nakit girdisi sağlamak ve bu yolla finansal döngü çarklarının durmasını önlemek olmuştur.
Kişisel gözlemlerime göre Türkiye'nin içinde bulunduğu ölçek ekonomisi nedeniyle 'spontan' (dış müdehale olmadan, kendi kendine) gerçekleştireceği büyüme oranı, %5'in altına düşmez. Bunun altında belirlenmiş oranların tahakkuku için vergilerin yükseltilmesi, iç tüketimin abartılı bir şekilde düşmesi, %30'ların üzerinde enflasyon gibi fiili fren etkilerine ihtiyaç var. Bu frenin tutamayacağın kanaatindeyim.

Midas'ın Kulakları öyküsüne çağdaş yorumlar

Anadoluya Balkanlardan gelen ve tarihe dönemin teknoloji harikası 'çengelli iğnenin' mucidi olarak geçen Frigler, bugünkü Eskişehir'in yakınında kurdukları Gordion namıyla maruf yerleşim yerini başkent edinmişlerdi. Friglerin meşhur Kralı olan Midas'a ilişkin bir kaç hikaye günümüze kadar gelmeyi başarmıştır:
Midas'ın berberinin sır ölümünden sonra kentin traşıyla ünlü bir başka berberi, Kralın hizmetine atanmış.
İlk traş sırasında da tuhaf bir şeyler olduğunu kavramış Berberimiz. Nitekim Midas'ın saçlarının kısaltmasıyla birlikte kulaklarının şekli ortaya çıkmaya başlamış. Uzun eşek kulakları imiş bunlar. Görmezden gelmiş, akıllı adam. Yanlış olur diye bir şey de sormamış. İşi bitince sıhhatler olsun demiş, ayrılmış saraydan. Sonrası malum karın ağrıları... Kimselere bir şey diyememiş ta ki ikinci kez traş için saraya çağrılana dek. Merakı katmerlenmiş ama yine kendiliğinden bir bilgi akışı olmamış; kocaman uzamış kulaklar, oldukları yerde duruyorlarmış. İçinden gelen kıkırdama hissini bastırmış ama Kral Midas'ın kuşku dolu bakışlarını da üzerinde hissediyormuş.
Neyse ikinci ayın bitiminde sahip olduğu bu sırrın meslek etiğine aykırı olduğunu fark etmiş. Bir berberin ortamı, aynı zamanda çevresel bilgilerin toplandığı ve bir mantık dahilinde kamu yararına yeniden yorumlanarak servis edildiği bir mekandır. Berber, Midas'ın sırrını toplumla doğrudan paylaşamayacağını biliyormuş ama bu sırrı bir kuyuda seslendirmesinde bir mahsur bulunmayacağını düşünerek kuru incir aldığı dükkandan çıkıp şehir dışındaki kuyulardan birinin başına gelmiş. Bedenini kuyuya sarkıtıp elleriyle dengesini sağlamış ve vaktinden önce öldüğü kanaatinde olduğu meslektaşını aklına getirerek olanca gücüyle haykırmış: "Doğal kurumuş incirin kilosu 70 liraaa!, Doğal kurumuş incirin kilosu 70 liraaa... "

13 Ağustos 2018 Pazartesi

Hırsızın hiç mi kabahati yok?

Hasta, koluna serum takılmış vaziyette sedyede uzanmış yatıyor. Bir enfeksiyon hastası, bu. Hastaneye bir nedenle gelmiş ancak koluna takılan serumun bozuk olmasından dolayı enfeksiyon ve yüksek ateş başlamış.
Bir doktor topluluğu, hastanın başında konsültasyon yapıyor.
- Evet, nedenini bilmiyoruz ancak hastanın ateşi 40 dereceyi buldu. Bu arada fark ettim ki tansiyonu da yüksek hastanın. Tuzsuz beslenmeli.
- Kalp atışlarında tespit ettiğim ritim bozukluğu, kalp kaslarının zayıflığını ortaya koyuyor.
- Şekeri de yüksek...
- Kabızlık problemi de var görünüyor.
Öyle anlaşılıyor ki doktorlardan her birinin söylediği doğru olabilir ancak bu teşhisler, hastanın derdine, önceliğine çare değil. Bu doktorlar, o hastayı tedavi edemezler. Ateşi düşürüp enfeksiyonun kaynağını kesecek ve enfeksiyondsn etkilenen yerlere uygun antibiyotik tedavisine başlayacak olan doktorun hizmeti, hastaya sağlığına kavuşturacak.

Döviz Operasyonu

Osmanlı, altın para rejiminden kağıt para düzenine geçmek için çok uzun bir zaman uğraş verdi. İlk denemeleri öyle acemiceydi ki amatör kalpazanların bile harekete geçmelerine neden olmuştu. Bu topraklar, ekonomik savaşı böyle tecrübe etti, ilkin...
24 Ocak kararlarıyla döviz cinsi paraların yurt içinde kullanımı, bulundurulması, alınıp satılması serbest oldu. Gelişen zaman içinde Türkiye'nin uzun yıllar sürecek olan yapısal enflasyonu, bir yanda TL'yi günlük değer kaybına uğratıp eritirken diğer yanda dövizi, atıl kalacak paranın değerini koruması için günlük hayatta kullanılan bir yatırım aracı konumuna soktu. Bunun sonucunda TL, Türkiye'deki egemenliğini döviz cinsinden paralarla bölüşmek, onlara istemeden de olsa yer açmak zorunda kaldı. Bu durum, son dönemdeki ekonomik bağışıklığımızı zedeleyen en önemli unsurdur.
Bugün ekonomide yaşadıklarımız, Türkiye'nin ekonomideki yapısal sorunlarıyla ilgisi olmayan açık bir finansal operasyon. "Ben demiştim..." ifadesiyle başlayan sözlerin operasyon çekenleri meşrulaştırma gibi işbirlikçi bir sonuç taşıdığı, mağdurla empati kurmaktan çok faile destek verdiği de açık... (Gözü kesmediği için tacizciye had bildirmek üzere sesini çıkartmak yerine, tarafsız görünüp tacize uğrayan mağdur kıza "sen de öyle giyinmeseydin, suç sende" diyen alçaklardan olmayalım.)
Son bir söz de ekonomik anlamda ülkenin silahlı kuvvetleri olması gereken Merkez Bankası, BDDK, Hazine ve Maliye'ye... Kur oyunu oynayan finansal kuruluşları tespit etmekten aciz oldukları, hatta belki bu misyonu edinmeyle ilgili bir farkındalık taşımadıkları şimdi net bir biçimde ortaya çıktı.
Siyasiler? Şu kadar söyleyeyim: Tayyip Beyin pozisyonundan kaynaklanan bu işle ilgili sorumlulukları var. Bunların gereği için aktif bir öğrenme ve çalışma gayreti içinde olacak.
Sorumluluklarının neler olduğunu, O biliyor...

Dövizden para kazanmak mı?

İnsan, değerleriyle çıkarları arasında bir tercih yapmak durumunda kaldığında anlar, nasıl biri olduğunu...
Evet döviz artmaya devam edecek; kendisine yetki verdiğimiz siyasetçi ve bürokratların bu operasyonu önleyecek yetenek, görgü ve tecrübeleri yok çünkü. Bu süreç içinde eğlenceye katılıp fırsattan istifade etmek, döviz satın alarak para kazanmak isteyenler için bu imkan pratikte mevcut.
Ancak -özellikle- parası olmasına rağmen "ülkemi, insanımı seviyorum, kendi menfaatime sonuç doğuracak olsa da başkasının aczinden yararlanmayacağım" gibi kendi benimsediği değerleri ile uyumlu davranmak suretiyle "hayır, ülkeme operasyon çekenlerin ekmeğine yağ sürmeyeceğim, onlarla aynı safa geçemem, bunu yapmaya gücüm de yeter ancak bunu yapmayı reddediyorum" kararını almak da mümkün.
Bir karar aldığımızda kendi irademizi belirlemiş, ilk hamleyi yapmış oluruz. Bunun sonuca etki gücü çok sınırlı da olabilir. Hayatta önemli olan kendi iç tutarlılığımızdır. Kazanç ve kayıp, taktiksel (kısa dönemli, anlık) olabilir, bu kısım sürecin ancak bir parçasına tekabül eder. "Herşey" sonuç için değildir. Biz yalnızca emek verir, taraf oluruz; sonucu Allah belirler.

Canlılar, Kurban ve başka şeyler

Canlılarla (İnsan, hayvan ya da bitkilerle) ilgili aldığımız kararlar, yalnız karşıda bir etkiye neden olmaz, kararı vereni de etkiler, değiştirir, dönüştürür.
Hayvan severler, şiddet, dokunma, sevme ve bunların etkisini görme duygularının insanı nasıl da dönüştürdüğünü iyi bilirler. Unutmayalım, Küçük Prens'i de sıradan bir çiçek evcilleştirmişti.
İhtiyaç sahibi biriyle girilen yardım ilişkisi, yardım edeni de iyileştirir, onun da yaralarını sarar. İşe yaramak, kuşatıcı, doyum veren ve hayata anlam katan güçlü bir duygudur.
İçinden geçilen her Kurban Bayramı, hayatın ne de kolay kaybedilebilen bir değer olduğunu gösterir bize. Besin zincirinin tepesinde olduğumuzun gizli şükrünü tadar her ölümlü...

Enflasyon

Enflasyon, piyasada işlem gören mal ve hizmetlerin fiyatlarında ani ve sürekli artış olması hali demektir.
Satıcıların, fiyat artışını gerçekleştirmek için neden(ler)e ihtiyaçları vardır: Akaryakıt ve döviz fiyatlarında meydana gelen artışlar, girdi yönü itibariyle en sık görülen maliyet artış gerekçeleridir.
Bu gerekçelerin sahici olabilmesi için piyasanın büyük çoğunluğunun yeni kurdan fiili ithalat yapması ya da içinde yeni kurlardan ithalatı yapılmış ürünlerin olduğu malları satın alması gereklidir. Aksi taktirde arızi olarak meydana gelebilecek kur değişimlerinin fiyatlara yansıtılması mümkün ancak etik ve pratik değildir.
Enflasyon, temelde bir servet transferidir. Bu durum, fiyatlara etki etmeyi becerenin beceremeyene göre daha çok kazanması, zenginleşmesi anlamına gelir. Piyasadaki bütün mal ve hizmetler, teorik olarak her an fiyat arttırabilirken neredeyse tüm malların maliyeti içinde yer alan emek geliri, istisnai haller dışında yılda bir kez kendi fiyatını güncelleyebilir. Dolayısı ile enflasyon, en çok emek geliri elde eden toplum kesimleri üzerinde (sömürücü) etkisini gösterir.
ABD'nin yürüttüğü kur operasyonunun, gerek döviz fiyatları gerekse ülke genelindeki ticareti durdurucu nitelikte olduğu ve bu denli yıkıcı etki gösterdiği bir zamanda hızlı hareket edip yeni fiyat oluşumlarının önüne geçmek kamusal bir görevdir.
Temel iktisat kurallarından biri, fiyatların geriye esnekliğinin olmayışıdır. Diğer bir deyişle artan fiyat, geriye gelmez. İçinde bulunduğumuz zaman dilimi, bu bakımdan kritik bir öneme sahiptir.
ABD tarafı, kur düzeyindeki gelişmelerin fiyatlara yansıtılması ile ilgili teşvik edici bir politika geliştirmiş olmalıdır. Bunun başarısız kılınması için Devletin çeşitli alanlarda faaliyet gösteren "piyasaları gözetim ve denetleme kurulları" ile Merkez Bankası'nın fiyat artışı konusuna her zamankinden daha çok önem vermesi gerekir.

Murat Karayalçın

Gürkan Zengin ve Ekol tv'ye teşekkür ediyorum. Ankara BB ve SHP'nin eski başkanı Murat Karayalçın'la mülakat yaparak 'adam s...