20 Haziran 2017 Salı

Kamu İktisadi Teşebbüsleri ve Huzur Hakları


‘İktisadi Devlet Teşekkülü Reformu hakkında neler yapabileceğimiz konusunda İsmail Ertan ve Ayhan Çilingiroğlu ile oturup çalışmakta olduğumuz bir gün, İnönü’nün geldiğini haber verdiler, galiba bir haftasonu idi, çünkü (Planlama) teşkilatta pek az insan vardı. Kendisini karşıladık. Ne yaptığımızı sorunca İktisadi Devlet Teşekkülü Reformu üzerinde çalıştığımızı söyledik, ilgilendi ve sorular sormaya başladı. İlk olarak “Şimdi kaç tane İktisadi Devlet Teşekkülü var?”diye sordu. İsmail Ertan, o zaman mevcut olan İktisadi Devlet Teşekküllerinin ve onların iştiraklerinin sayılarını verdi. İnönü o kadar çok İktisadi Devlet Teşekkülü olmasına şaşırmıştı. Ayrıca bu iştiraklerde ne oluyor, sayıları neden bu kadar fazla? diye sordu. Yine İsmail Ertan durumu anlatırken fazla iştiraklerin kurulması için önemli teşvik nedenlerinden birinin iştiraklerin yönetim kurullarına İktisadi Devlet Teşekküllerinin üst düzey yöneticilerinin tayin olunması ve bu tayinlerle ek gelir sağlanması olduğunu söyledi. İnönü durdu ve”desenize bizim devletçilik dediğimiz şey dolapçılık haline gelmiş” dedi.

“İzmir Karşıyaka’dan dünya’ya...” Atilla Karaosmanoğlu’nun Hatıraları, İş Bankası Yayınları, sh.140-1

13 Haziran 2017 Salı

Zeytinlik çerçevesinde üslup problemi

Çocuk yaşta evlendirilen kızların eşleri hakkındaki yasal düzenleme,
Kıdem tazminatı hakkındaki düzenleme,
Zeytinliklerin imara açılması hakkındaki düzenleme,
Örnekleri çoğaltmak mümkün görünüyor.
Hükümet, başı sıkıntıya girmeden; yönetmek için çoğunluğundan vekaletini aldığı topluma bilgi ya da hesap vermek sorumluluğunda hissetmiyor kendini. Bunu bir çeşit vakit kaybı, lüzumsuzluk hali, güçsüzlük emaresi, eski köye yeni adet olarak görüyor; kursağından haram lokma geçmedikten sonra iyi niyetli olmanın yeteceğini, kendisini kusurlu, yetersiz, olumsuz göstermeyeceği düşünüyor olmalı.
Romantizmi şiar edinmiş organizasyonlarda sıkça rastlanıyor bu davranış kalıbına:
Oturduğum sitenin yönetimi, bütçe gibi sitede meskun herkesi ilgilendiren önemli bir konuda; bilgiyi tabana yayıp şeffaflık sağlamak yerine yönetmeyi daha kolay hale getirmesi için icat edilmiş bir kategori olan blok temsilciliğini muhatap alıp bağlayıcı karar 'salmayı', bir demokrasi uygulaması olarak görmemizi bekliyor. İyi niyetli ya, boğazından haram lokma geçmez ya...
Bir işi birlikte yapmanın zevkini, kimseden esirgememek gerektiği kanaatindeyim. 15 Temmuz günü harekete geçen tehdit, görevlilerin yanı sıra toplumsalın kendiliğinden müdahalesiyle ortadan kaldırıldı. Şimdi herkesin anlatacak bir hikayesi, içine anlam kattığı bir hayatı var.
Yetkimizi devrettiğimizde hakkımızı da devretmiş olmayız. Empati yeteneğini kullanan Yöneticiler, bilgiyi demokratikleştirmenin, katılımı arttırmanın karar(lar)ın sağlık ve meşruiyetini de arttıracağını ve onay almanın en temel bir ihtiyaç olarak topluma can suyu vermek anlamına geldiğini bilirler.
Her kriz, bakmasını bilene bir başka hikmeti ihsan ediyor.

27 Mayıs 2017 Cumartesi

"Sizde Deniz çok"

Tayyip Bey'in NATO zirvesinde Avrupa Birliği liderleriyle yaptığı toplantıların detayına ilişkin bilgiler, bugünkü gazetelerin manşetlerine yansıdı.
Buna göre Alman Vekillerin Hariciyemiz tarafından engellenen İncirlik ziyareti talebiyle ilgili olarak aşağıdaki ifadeler kullanılmış:
"Parlamenter heyetin İncirlik’i ziyaret talepleri oldu. Biz dedik ki, bundan öncekinde isimleri gönderdiniz. Bunda da kimler ziyaret edecekse, listeyi Dışişleri Bakanınız gönder...ir, uygunsa tabii olabilir... Zira Alman milletvekillerinin arasında bazen teröristlere açıkça destek verenler de olabiliyor."
Beyanda ifade edilen "liste gönderme" prosedürü, çok önemli. Nitekim, 16 Nisanda gerçekleştirdiğimiz referandum oylamasını izlemeye gelen AGİT heyeti için Dış işleri, bir görev ihmali yaparak bu kuralı uygulamamış ve ülkemiz, nerdeyse tamamı Fetö ve terör örgütüne sempati duyan Avrupa Birliği vekillerinden oluşan bu grup tarafından haksız ve olumsuz çeşitli ithamlarla karşı karşıya kalmıştı.
Bunu gündeme taşıdığım yazımda ihmali yapan kamu görevlileri hakkında idari takip yapılıp tespit edilmelerini ve bu surette Bakanlığın kripto yapılardan temizlenmesi hususunu ifade etmiştim. Öyle anlaşılıyor ki, böyle bir çalışma yapılmamış ancak işin önemi kavranmış. Kim bilir, belki de bu kripto modüler yapı, teşhis edilmiş ve faaliyetleri kontrol altına alınmış da olabilir.
Tayyip Bey, hele de dış işleri konularını, kamuoyu önünde açık/şeffaf bir şekilde mesaj vererek, tartışarak (Ey Merkel, hitabını hatırlayalım) yaptığı müddetçe toplum, hem gözlemci hem de siyaset yapıcı anlamlarında ülke stratejisinin bir parçası olur. Dolayısı ile topluma verilen mesajların takip ve tutarlılığı konusunda bir duyarlılık oluşur.
Yukarıdaki beyan, Türkiye'nin Alman vekillere uyguladığı ziyaret yasağını teknik ve aşılması kolay bir gerekçeye bağlıyor. Madem dış politika gibi en mahrem ve stratejik bir mevzu, gün ışığında aleni tartışılıyor, sormak gerekmiyor mu, ne karşılığında bu manevrayı yapıp Merkel'in PR'ına katkıda bulunuyorsunuz? Fetö, Fetöcü askerlerin sığınma taleplerinin olağandışı bir hızda kabul edilmesi, terör örgütü ve Türkiye'nin her zeminde aleyhine çalışan bir ülkeye karşı atılmış bu geri adımın anlamı ne?

21 Mayıs 2017 Pazar

İsrail Hükümetine Açık Mektup

Kudüs'te, Filistin'de yıllardır yaşanan zulümleri gördükçe İsrail Hükümetine dostane bir çağrı yapma zamanının gelmiş te geçmiş olduğunu anlıyorum.
Bilmiyorlar, insanları doğru düzgün, şikayetsiz yönetmeyi bilmiyor, beceremiyorlar. Öyle bir tecrübeleri hiç olmamış. Bulundukları yerde zorun gücü, şiddeti, acısı ve dayatmasıyla, enerji harcayarak durabiliyorlar. Sürdürülebilir değil bu.
Bırakın kardeşim. İktidarınızı devam ettirmenizin ne İsrail toplumuna ne Filistinlilere ne de kimseye bir faydası yok: Zulüm üretiyor, acı çektiriyorsunuz.
Buradan, Türkiye'den bir ekip gönderelim, onlar yönetsin Kudüs'ü.
Bir toplumu "öteki" kılmadan, düşman görmeden yönetmenin pratiğini yapmış bir milletin ahfadıyız biz.
İşler sarpa sarmadan, vakit çok geç olmadan adına ister kayyum yönetimi deyin ister bir başka ifade...
Elli yıllık devlet tecrübesiyle geldiğiniz yer, Filistinlilerin acı ve kayıplarını transfer eden, o kaybı kazanç zanneden anksiyete (kaygı, korku ve endişe) hastası bir toplum yapısı olmaktan başka nedir? Nefsinize ve sizden farklı olan insan kardeşlerinize daha fazla yazık etmeyin.

13 Mayıs 2017 Cumartesi

Kıbrıs Görüşmeleri

Yunanistan Yüksek Mahkemesinin, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Yunanistan'a kaçan 8 darbeci askerin Türkiye'ye iade edilmemeleri yönünde verdiği karar, Cenevre'den Kıbrıs'a taşınmış olan Kıbrıs Müzakerelerinde Türkiye'nin elini güçlendirirken Rum ve Yunan tarafını güç durumda bırakacak.
Malum olduğu üzere Rum ve Yunan tarafı, yapılacak düzenlemeler sonrasında Türkiye'nin anlaşmalarla düzenlenmiş garantörlük haklarından vaz geçmesini istiyordu.
Mahkeme kararı, Türkiye'nin garantörlüğü/kontrolü kalktığında Kıbrıs'ta neler olabileceğine dair çok yeni bir örnek oluşturdu.
Türkiye, kanıtlarını söylemle değil eylemle destekleyecek.

Damadın Tahliyesi - 2

Geçen hafta Fetö tutuklusu Damadın sağlık nedenleriyle tahliye edilmesi, kamuoyunda haklı bir infiale neden olmuştu.
Tahliyeye karşı Savcılığın yaptığı başvurunun yetkisizlik gerekçesiyle reddedilmesi, müesses hukuk çevrelerinde inanılmaz bir olgunlukla karşılanmış olmalı ki, başka bir girişimde bulunulmadığı için Damadın evci pozisyonunda bir değişiklik meydana gelmedi.
Bu çerçevede Adalet Bakanı'nın Fetoyu, bizzat-yeniden talep etmek üzere ABD'ye gidecek olması haberi, ek...teki karikatürün anlamına coşku katan bir ironi oluşturdu.
Öte yandan Tayyip Beyin , hem cumartesi hem de pazar günü kamuoyuna hitap etme imkanı bulmasına rağmen tahliye kararına değinmemesini gözden kaçırmamak gerek. Hatırlanacağı gibi Tayyip Bey, küçük yaşta evlendirilen kızların eşleri ile ilgili Hükümetçe yapılan hukuki düzenlemelere yurt dışında olduğu için uçakta müdahil olmuş, tasarının geri çekilmesini sağlamıştı.
Buradan iki sonuç çıkıyor: Bu bir voltran kararı değil, ikincisi de karar, devletin olası tepkilere rağmen tercih ettiği bir sonuç.
Devlet neden böyle bir karar almış olabilir? Ya damat itirafçı oldu ve bununla ilgili mevzuat (prosedür) çalıştı. Ancak damadın konumu, bilinirliği gibi hususlar, şahsı ile ilgili güvenlik endişesi ortaya çıkardığından tahliye gerekçesini ifade etmek yerine sağlık gerekçesi kullandılar. Şahsın itirafçı olması, örgütte pek çok yeni çatlak ve itiraflara zemin hazırlayabilir. Dolayısı ile sağlık gibi istismara ve farklı anlamalara açık, herkesi incitebilecek bir gerekçenin kullanımı yerine, sanığın güvenliğini sağlayan tedbirlerle birlikte durumun aşikar edilmesi daha etkili ve doğru olabilirdi.
Tahliye kararı alınmasının muhtemel bir başka nedeni de, "Kayınpederin çok sevdiği görevinden yakın bir gelecekte 'sağlık gerekçesiyle' ayrılma kararı almış olması", olabilir.
Kayınpederin dönem sonunda yeniden aday olmamasından farklı bir durum bu. Sürecin bitmesi beklenmeyecek, çekilme acilen, örneğin 20 gün içinde damadın pozisyonundan bağımsız bir gelişme olarak gerçekleşecek... Böylece henüz spor camiası dışındaki kitlelerce tanınmayan şimdiki meclis başkan vekili, daha önce başka bir örnekte de görüldüğü gibi yeni başkan olarak göreve başlayabilecek ve 2019'un muhtemel başkan adayı olarak halkın kendisini yeterince tanıması sağlanmış olacak.
Pek çok açıdan sakin bir hafta sonu geçirdik. AkParti karşıtı çevrelerin de olan bitene önce tepki koyup ardından sessizliğe bürünmeleri, "bunu ileride kullanırız" fırsatçılığı olarak yorumlanabilir.
Halka rağmen halk için yapılanlar gibi halktan bilgi saklayan sosyal mühendislik çalışmalarının da orta vadede başarısız olacağı açıktır. Tahliye hatasının en kısa sürede telafi edilmesini temenni ediyorum

7 Mayıs 2017 Pazar

Damadın Tahliyesi

Geçen hafta Fetö tutuklusu Damadın sağlık nedenleriyle tahliye edilmesi, kamuoyunda haklı bir infiale neden olmuştu.
Tahliyeye karşı Savcılığın yaptığı başvurunun yetkisizlik gerekçesiyle reddedilmesi, müesses hukuk çevrelerinde inanılmaz bir olgunlukla karşılanmış olmalı ki, başka bir girişimde bulunulmadığı için Damadın evci pozisyonunda bir değişiklik meydana gelmedi.
Bu çerçevede Adalet Bakanı'nın Fetoyu, bizzat-yeniden talep etmek üzere ABD'ye gidecek olması haberi, ek...teki karikatürün anlamına coşku katan bir ironi oluşturdu.
Öte yandan Tayyip Beyin , hem cumartesi hem de pazar günü kamuoyuna iki kez hitap etme imkanı bulmasına rağmen tahliye kararına değinmemesini gözden kaçırmamak gerek. Hatırlanacağı gibi Tayyip Bey, küçük yaşta evlendirilen kızların eşleri ile ilgili Hükümetçe yapılan hukuki düzenlemelere yurt dışında olduğu için uçakta müdahil olmuş, tasarının geri çekilmesini sağlamıştı.
Buradan iki sonuç çıkıyor: Bu bir voltran kararı değil, ikincisi de karar, devletin olası tepkilere rağmen tercih ettiği bir sonuç.
Devlet neden böyle bir karar almış olabilir? Ya damat itirafçı oldu ve bununla ilgili mevzuat (prosedür) çalıştı. Ancak damadın konumu, bilinirliği gibi hususlar, şahsı ile ilgili güvenlik endişesi ortaya çıkardığından tahliye gerekçesini ifade etmek yerine sağlık gerekçesi kullandılar. Şahsın itirafçı olması, örgütte pek çok yeni çatlak ve itiraflara zemin hazırlayabilir. Dolayısı ile sağlık gibi istismara ve farklı anlamalara açık, herkesi incitebilecek bir gerekçenin kullanımı yerine, sanığın güvenliğini sağlayan tedbirlerle birlikte durumun aşikar edilmesi daha etkili ve doğru olabilirdi.
Tahliye kararı alınmasının muhtemel bir başka nedeni de, "Kayınpederin çok sevdiği görevinden yakın bir gelecekte 'sağlık gerekçesiyle' ayrılma kararı almış olması", olabilir.
Kayınpederin dönem sonunda yeniden aday olmamasından farklı bir durum bu. Sürecin bitmesi beklenmeyecek, çekilme acilen, örneğin 20 gün içinde damadın pozisyonundan bağımsız bir gelişme olarak gerçekleşecek... Böylece henüz spor camiası dışındaki kitlelerce tanınmayan şimdiki meclis başkan vekili, daha önce başka bir örnekte de görüldüğü gibi yeni başkan olarak göreve başlayabilecek ve 2019'un muhtemel başkan adayı olarak halkın kendisini yeterince tanıması sağlanmış olacak.
Pek çok açıdan sakin bir hafta sonu geçirdik. AkParti karşıtı çevrelerin de olan bitene önce tepki koyup ardından sessizliğe bürünmeleri, "bunu ileride kullanırız" fırsatçılığı olarak yorumlanabilir.
Halka rağmen halk için yapılanlar gibi halktan bilgi saklayan sosyal mühendislik çalışmalarının da orta vadede başarısız olacağı açıktır. Tahliye hatasının en kısa sürede telafi edilmesini temenni ediyorum.

Murat Karayalçın

Gürkan Zengin ve Ekol tv'ye teşekkür ediyorum. Ankara BB ve SHP'nin eski başkanı Murat Karayalçın'la mülakat yaparak 'adam s...